Çini Mağazası

Tag-Archive for » küta «

Cumartesi, Ekim 11th, 2008 | Yazar: admin

Çini denince akla gelen ilk ürünlerden biri de vazodur. Bu sebeple vazo şekilleri, çini formları arasında önemli bir yer tutar.

Bazı çiniciler,vazo yapımında hammadde olarak çiniye çok yakın olan seramik türünü tercih eder. Ama seramik altyapı kullanıldığında,renkler çinide olduğu gibi canlı görünmez. Seramik altyapı kullanıldığında vazolarda kalıp tercih edilir. Ama çini vazolar genellikle çark usuluyle yapılır.

Çark ustalarının belki de en çok yaptığı ürünlerdir vazolar. Çarkın sağladığı esneklik sayesinde birçok vazo modeli ortaya çıkmıştır. Bazıları bütün çevrelerce rağbet görmüş, bazıları da sadece belli vitrinlerde yer bulmuştur. devamı…

Perşembe, Ekim 09th, 2008 | Yazar: admin

Çini ürünler denilince ilk akla gelenler, duvara asılan veya masada duran tabaklar ve vazolardır. Tabaklar çok rağbet gördüğü için en çok çalışılan ürünlerdir.

Daha önce de belirttiğimiz gibi bir formda seri üretime geçilirse, bunu kalıpla yapmak daha mantıklı ve ucuz olur. Tabaklarda da bu durum gözlenebilmektedir. Şu an çarkla tabak yapan usta yoktur. Zaten maliyetiyle başa çıkabilmesi de mümkün değildir. Çünkü çarkta böyle bir işin yapılması durumunda yaklaşık 4-5 ytl fiyat verilir. Ama kalıp tabakların bisküvilerinin satış fiyatı 90 YKr ye kadar düşmüştür. Bu şartlar altında da çarkın kalıpla yarışabilmesi mümkün değildir. devamı…

Pazartesi, Ağustos 25th, 2008 | Yazar: admin

Firuze tekniği kabartmaya benzer. Turkuvaz,yeşil,mor yüzeyin üstüne kabartma desenler işlenir. İşlenen desenin inceliğine göre de fiyatları değişir.
En çok uygulanan türü turkuvaz üzerine lacivert işleme ve lacivert üzerine turkuvaz işlemedir. Bazı modellerde yeşil üzerine siyah çalışma da tercih edilir.
Çalışılan formlar genellikle tabak,vazo, likörlük, ibrik gibi formlardır. devamı…

Çarşamba, Ağustos 20th, 2008 | Yazar: admin

Kütahya çinileri teknilerinden ilk bahsedeceğimiz kabartma tekniği.Kabartma çiniler maliyeti en ucuz ve yapması kolay çinilerdir. çini bisküvisinin üzerine kabartma boyalarının desen oluşturacak şekilde dökülmesiyle elde edilir. Genellikle mavi fon rengi üzerine kırmızı ve yeşil kabartma yapılır. devamı…

Pazartesi, Ağustos 18th, 2008 | Yazar: admin

Kütahya çinisinde kullanılan malzemeler, Kütahya ile komşu illerden sağlanmaktadır.
Bu hammaddeler plastik ve plastik olmayanlar diye iki ayrılmaktadır:
1- Plastik Hammaddeler
- Kırklar toprağı
- Gri Bilecik kili
- Maya
- Çamaşır kili
2- Plastik Olmayan Hammaddeler
- Çakmak taşı
- Beyaz Bilecik kili
- Tebeşir devamı…

Pazartesi, Ağustos 18th, 2008 | Yazar: admin

Çini ve seramik denilince ilk akla gelen kentlerden birisi Kütahya’dır. Kütahya’nın sembolü haline gelen çinicilik, kökü Frigler’e kadar uzanan seramik sanatı ile birlikte gelişmesini sürdürmüştür. Asıl Selçuklu devrinden Germiyanoğulları devrine geçiş tarihinden itibaren başlamıştır. Kütahya ve çevresindeki topraklarda çini ve seramik yapımında kullanılan hammaddenin bolluğu, kentin adının çiniyle birlikte anılmasına neden olmaktadır.

Çiniden başka seramikten yapılma kâse, fincan, tabak, gülabdan, askı topu, testi, limon sıkacağı, şişe, ibrik, şekerlik, matara, vazo ve biblolar da Kütahya’da tarih boyunca yaratılan eserlerdir. 14. yüzyılın sonlarına doğru kırmızı hamurlu malzeme ile ortaya çıkan, motif ve renk açısından da İznik çinilerine benzerliğiyle dikkat çeken ilk Kütahya çinilerinin karakteristik özelliği kobalt mavisi, manganez moru, firuze ve siyah renklerin kullanılmış olmasıdır. İznik çinilerine göre daha koyu tonda renklerin kullanıldığı bu eserler, Selçuklu çinilerine yakındır. devamı…

Cuma, Ağustos 15th, 2008 | Yazar: admin

Günümüzde İznik’te Çinicilikte yaşanan en büyük eksiklik alt yapı konusundadır. İznik Çinisinin renkleri ve desenleri orijinal olarak kullanılmakta fakat birçok atölyede Kütahya alt yapısı kullanılmaktadır. Yapılan karolarda ise orijinal olmasa bile günümüz teknolojisi ile aslına en yakın alt yapı kullanılabilmektedir. İznik Çinisinin günümüzde yeniden doğmasına neden olan ilk adımlar İznik ve çevresinde yapılan kazılar sayesinde olmuştur. Bu kazılar, her ne kadar diğer milletler sahiplenmeye çalışsa da, bu sanatın İznik’te başladığını kanıtlamıştır. Kazılar neticesinde Prof.Dr. Oktay Asanapa tarafından Birinci Fırın Kazıları ve İkinci Fırın Kazıları olmak üzere iki yayın hazırlanmıştır. Bu kazılar kökeni Çatalhöyük’e kadar dayanan bu sanatın gelişmiş halinin İznik’te yaşadığını göstermektedir. Bu çalışmaların sonrasında 1989 yılında İslam Eserleri Müzesi’nde bir sergi gerçekleştirilmiş, daha sonra TEB sponsorluğunda bir yayın hazırlanmıştır. Aynı yılın İznik Yılı ilan edilmesi ile birlikte İznik tümü ile yeniden gündeme gelmiştir. İşte bu sergi sonrasında sanatı geliştirmek, geleneği korumak, İznik ve çevresinin kültür ve sanat değerlerini tanıtmak, mevcut potansiyeli harekete geçirmek, geleneksel İznik Çini Sanatı ile ilgili var olan ve elde edilecek bilgileri bir sistem dahilinde eğitim ve öğretimle gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla 1993 yılında kurulan ve bir şahıs vakfı (Prof.Dr.Işıl Akbaygil) olan İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı kurulmuştur. devamı…

Çini

Alexa