Çini Mağazası

Tag-Archive for » firuze «

Pazartesi, Eylül 14th, 2009 | Yazar: admin

Bursa’nın simgesi haline gelen Osmanlı Dönemi’ne ait bu önemli eser, 1419-1420’de Çelebi Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Bursa’nın Yeşil semtindeki Çelebi Sultan Mehmet Camisi olarak da bilinen eser; cami, türbe, medrese, imaret ve bunlara 1485 yılında eklenen hamamdan meydana gelmiştir. Yapı topluluğunun mimarı dönemin tanınmış kişilerinden Hacı İvaz Paşa’dır. Ayrıca nakkaşlığını İlyas Ali oğlu Ali, ahşap işlerini Tebrizli Ahmet oğlu Hacı Ali, çini işlerini de Mehmet Mecnun yapmıştır.

Güzel mimarisi ve özellikle çok güzel bir şekilde işlenmiş çinileriyle birlikte Osmanlı mimarisi ve süsleme sanatının o tarihteki ihtişamını gözler önüne sermektedir.

devamı…

Çarşamba, Şubat 18th, 2009 | Yazar: admin

Malatya Ulu Camii KubbesiMalatya’nın Battal Gazi ilçesinde yer alan Cami-i Kebir olarak da bilinen yapı,ilk önce VII. Yüzyılda Araplar tarafından yaptırılmış, daha sonra yıkılarak yedinen yapılmıştır.

Kitabesinden öğrenildiğine göre; Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında  1224 yılında yapılmıştır. Mimarı Yakub bin Ebubekir’dir. Ama yapı ilk haliyle kalmamış, günümüze kadar sürekli onarılmış ve ilk halinden oldukça değişik bir yapıya kavuşmuştur.

Geniş orta avlusu, tuğlanın da kullanıldığı malzemesi ve genel plan tasarımı ile İran Büyük Selçuklu camilerini andıran Malatya Ulu Camii bu dönemdeki Büyük Selçuklu mimari geleneğinin günümüze kadar ulaşan tek örneğidir. Bu yapı, Anadolu Selçuklu çağı mimarlarının İran’daki Büyük Selçuklu mimarlığına yabancı olmadıklarını, ancak, Anadolu’da yeni bir tasarımı gerçekleştirmek için çalıştıklarını kanıtlayan güzel bir örnektir. Bu çabalar, Beylikler ve Osmanlı dönemi mimarlığının temellerini oluşturmaktadır. devamı…

Perşembe, Ekim 23rd, 2008 | Yazar: admin

İsmine bakınca, ilk başta akla basit bir mutfak eşyası geliyor ama bir çini ustasının elinde bu kaseler çok şirin süs eşyalarına dönüşebiliyor.

Kase formları da piyasada karşımıza en çok çıkan ürünlerdendir. Özellikle tatil yörelerinde çok ilgi görmektedir. Özellikle de Türk kültürüne ilgi duyan turistler bu kaselere bayılır. Çini dükkanlarının da vaz geçilmez ürünlerindendir.

Çini kaseler 5cm den başlar 30-40 cm ye kadar hemen her boyda devam eder. Tabii artık sizin de tahmin edebileceğiniz gibi kalıpta yapılan ürünler grubundandır. devamı…

Cuma, Ekim 17th, 2008 | Yazar: admin

Çiniden yapılan küllükler birkaç çeşit olarak incelenebilir.

Sosyete küllük: Küllük çeşitleri içinde en alçak olanıdır. Bildiğimiz cam küllüklerden biraz daha alçaktırlar. Genelde kabartma ve milenyum teknikleri ile işlenirler.

Paşabahçe küllük: Piyasada küllük olarak bilinen formdur. Kabartmadan, milenyuma, firuzeden halice birçok teknikte işlenmektedirler. devamı…

Pazartesi, Ağustos 25th, 2008 | Yazar: admin

Firuze tekniği kabartmaya benzer. Turkuvaz,yeşil,mor yüzeyin üstüne kabartma desenler işlenir. İşlenen desenin inceliğine göre de fiyatları değişir.
En çok uygulanan türü turkuvaz üzerine lacivert işleme ve lacivert üzerine turkuvaz işlemedir. Bazı modellerde yeşil üzerine siyah çalışma da tercih edilir.
Çalışılan formlar genellikle tabak,vazo, likörlük, ibrik gibi formlardır. devamı…

Pazartesi, Ağustos 18th, 2008 | Yazar: admin

Çini ve seramik denilince ilk akla gelen kentlerden birisi Kütahya’dır. Kütahya’nın sembolü haline gelen çinicilik, kökü Frigler’e kadar uzanan seramik sanatı ile birlikte gelişmesini sürdürmüştür. Asıl Selçuklu devrinden Germiyanoğulları devrine geçiş tarihinden itibaren başlamıştır. Kütahya ve çevresindeki topraklarda çini ve seramik yapımında kullanılan hammaddenin bolluğu, kentin adının çiniyle birlikte anılmasına neden olmaktadır.

Çiniden başka seramikten yapılma kâse, fincan, tabak, gülabdan, askı topu, testi, limon sıkacağı, şişe, ibrik, şekerlik, matara, vazo ve biblolar da Kütahya’da tarih boyunca yaratılan eserlerdir. 14. yüzyılın sonlarına doğru kırmızı hamurlu malzeme ile ortaya çıkan, motif ve renk açısından da İznik çinilerine benzerliğiyle dikkat çeken ilk Kütahya çinilerinin karakteristik özelliği kobalt mavisi, manganez moru, firuze ve siyah renklerin kullanılmış olmasıdır. İznik çinilerine göre daha koyu tonda renklerin kullanıldığı bu eserler, Selçuklu çinilerine yakındır. devamı…

Pazartesi, Ağustos 11th, 2008 | Yazar: admin

Çini süsleme sanatının geçmişi, ilk Müslüman Türk devletini kuran Karahanlılar dönemine ait yapılara uzanmaktadır ki bu da bizi neredeyse bin yıl öncesine götürmektedir. Karahanlılar’dan sonra Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları da çini süslemelerine yaşamlarında ve yapılarında yer vermişler, egemenliklerine giren yerlerde inşa ettikleri kervansaray, türbe, cami ve benzeri eserleri çinilerle süslemişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu’na kadar olan döneme ait yapılardan örnek verilecek olursa;
I.İzzeddin Keykavus Türbesi
Selçuklu sultanı I. İzzeddin Keykavus’un türbesi, kendi yaptırdığı Şifahiye Medresesi’nin girişinde sağ kısmında yer almaktadır. 1220 yılında vefat eden 1. İzzettin Kaykavus’ un sandukasından başka hanedanına mensup on iki mezar 6 sandukası daha vardır. Türbe cephesi Selçuklu sanatının zengin çini süslemelerine sahiptir. Geometrik geçmeler, yıldızlar, kufi yazılar mavi lacivert firuze ve beyaz renkleri ile şifaiyenin en önemli bölümünü oluşturmaktadır. devamı…

Çini

Alexa