Çini Mağazası

Tag-Archive for » desen «

Perşembe, Eylül 04th, 2008 | Yazar: admin

Aile deseni samur tabaklara arkaplan çalışması yapılmasıyla elde edilir. Bu tarifle haliç tekniğiyle aynı olduğu düşünülebilir. Ama Aynı değildir. Haliç tekniğinde arka plan mavi-beyazdır. Ama aile deseninde renklidir. Genellikle kırmızı, yeşil, kahverengi tonlarında arkaplan çalışmaları görülmektedir.
Aile deseni ile yapılmış çini bir ürüne baktığınızda, ürünün heryerinin desenle dolu olduğunu görürsünüz. Üründe hiç boşluk yoktur. Desenin dışında kalan bütün alanlar doldurulur. devamı…

  • Share/Bookmark
Pazartesi, Eylül 01st, 2008 | Yazar: admin

Haliç çiniler samur çinilere benzer. Ama samur çiniler, beyaz zemin üzerine işlenirken, haliç çiniler, mavi renkte küçük desenlerin üzerine yapılır.
Çalışmadaki desenin yoğunluğuna göre zeminden veya üzerindeki şekilden çizime başlanır. Arka plandaki küçük desenler mavi tahrir boyasıyla yapılır.
Haliç çalışmalar, özellikle büyük formlarda çok dikkat çekmekte ve sanat yönü oldukça ağır basmaktadır. Örneğin 90 cm yüksekliğindeki bir vazonun bütün yüzeyinin desenle kaplı olduğunu düşünün. Seri üretimde bile en az bir aylık bir çalışma. devamı…

  • Share/Bookmark
Çarşamba, Ağustos 27th, 2008 | Yazar: admin

Samur çiniler, gerçek bir sanat eseri sayılabilir. İşlenen desenler, çok ince ve özenle çalışılır.
Samur tekniğinde beyaz bisküvi kullanılır. Beyaz bisküvi üzerine desenler kalıp olarak çizilir.
Desenlerin ana çatısı bir kağıda çizilir. Daha sonra şekillerin çevresi belli aralıklarla toplu iğneyle delinir. Kömür yardımıyla bu kağıdın üstünden gidilince de şekil yaklaşık olarak bisküvinin üzerine çıkmış olur. Kurşun kalemle bu noktaların üstünden gidilerek şekiller ortaya çıkarılır. Daha sonra tahrir boyası yardımıyla şekiller görünür biçimde çizilir.
Aralardaki boşluklar gerekliyse küçük şekillerle doldurulur. Desen boyanarak sırçalamaya hazır hale gelir.
Sırça işlemi, çiniyi parlak göstermek, boyalarının kalıcılığını sağlamak için kullanılır. Sırçayı vernik gibi düşünebiliriz. Sırçalanan çini fırında 900-1000 derecede 9-10 saat kalarak hazır hale gelir. devamı…

  • Share/Bookmark
Pazartesi, Ağustos 25th, 2008 | Yazar: admin

Firuze tekniği kabartmaya benzer. Turkuvaz,yeşil,mor yüzeyin üstüne kabartma desenler işlenir. İşlenen desenin inceliğine göre de fiyatları değişir.
En çok uygulanan türü turkuvaz üzerine lacivert işleme ve lacivert üzerine turkuvaz işlemedir. Bazı modellerde yeşil üzerine siyah çalışma da tercih edilir.
Çalışılan formlar genellikle tabak,vazo, likörlük, ibrik gibi formlardır. devamı…

  • Share/Bookmark
Çarşamba, Ağustos 20th, 2008 | Yazar: admin

Kütahya çinileri teknilerinden ilk bahsedeceğimiz kabartma tekniği.Kabartma çiniler maliyeti en ucuz ve yapması kolay çinilerdir. çini bisküvisinin üzerine kabartma boyalarının desen oluşturacak şekilde dökülmesiyle elde edilir. Genellikle mavi fon rengi üzerine kırmızı ve yeşil kabartma yapılır. devamı…

  • Share/Bookmark
Pazartesi, Ağustos 18th, 2008 | Yazar: admin

Kütahya çinisinde kullanılan malzemeler, Kütahya ile komşu illerden sağlanmaktadır.
Bu hammaddeler plastik ve plastik olmayanlar diye iki ayrılmaktadır:
1- Plastik Hammaddeler
- Kırklar toprağı
- Gri Bilecik kili
- Maya
- Çamaşır kili
2- Plastik Olmayan Hammaddeler
- Çakmak taşı
- Beyaz Bilecik kili
- Tebeşir devamı…

  • Share/Bookmark
Cuma, Ağustos 15th, 2008 | Yazar: admin

Günümüzde İznik’te Çinicilikte yaşanan en büyük eksiklik alt yapı konusundadır. İznik Çinisinin renkleri ve desenleri orijinal olarak kullanılmakta fakat birçok atölyede Kütahya alt yapısı kullanılmaktadır. Yapılan karolarda ise orijinal olmasa bile günümüz teknolojisi ile aslına en yakın alt yapı kullanılabilmektedir. İznik Çinisinin günümüzde yeniden doğmasına neden olan ilk adımlar İznik ve çevresinde yapılan kazılar sayesinde olmuştur. Bu kazılar, her ne kadar diğer milletler sahiplenmeye çalışsa da, bu sanatın İznik’te başladığını kanıtlamıştır. Kazılar neticesinde Prof.Dr. Oktay Asanapa tarafından Birinci Fırın Kazıları ve İkinci Fırın Kazıları olmak üzere iki yayın hazırlanmıştır. Bu kazılar kökeni Çatalhöyük’e kadar dayanan bu sanatın gelişmiş halinin İznik’te yaşadığını göstermektedir. Bu çalışmaların sonrasında 1989 yılında İslam Eserleri Müzesi’nde bir sergi gerçekleştirilmiş, daha sonra TEB sponsorluğunda bir yayın hazırlanmıştır. Aynı yılın İznik Yılı ilan edilmesi ile birlikte İznik tümü ile yeniden gündeme gelmiştir. İşte bu sergi sonrasında sanatı geliştirmek, geleneği korumak, İznik ve çevresinin kültür ve sanat değerlerini tanıtmak, mevcut potansiyeli harekete geçirmek, geleneksel İznik Çini Sanatı ile ilgili var olan ve elde edilecek bilgileri bir sistem dahilinde eğitim ve öğretimle gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla 1993 yılında kurulan ve bir şahıs vakfı (Prof.Dr.Işıl Akbaygil) olan İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı kurulmuştur. devamı…

  • Share/Bookmark
Pazartesi, Ağustos 11th, 2008 | Yazar: admin

Çini süsleme sanatının geçmişi, ilk Müslüman Türk devletini kuran Karahanlılar dönemine ait yapılara uzanmaktadır ki bu da bizi neredeyse bin yıl öncesine götürmektedir. Karahanlılar’dan sonra Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları da çini süslemelerine yaşamlarında ve yapılarında yer vermişler, egemenliklerine giren yerlerde inşa ettikleri kervansaray, türbe, cami ve benzeri eserleri çinilerle süslemişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu’na kadar olan döneme ait yapılardan örnek verilecek olursa;
I.İzzeddin Keykavus Türbesi
Selçuklu sultanı I. İzzeddin Keykavus’un türbesi, kendi yaptırdığı Şifahiye Medresesi’nin girişinde sağ kısmında yer almaktadır. 1220 yılında vefat eden 1. İzzettin Kaykavus’ un sandukasından başka hanedanına mensup on iki mezar 6 sandukası daha vardır. Türbe cephesi Selçuklu sanatının zengin çini süslemelerine sahiptir. Geometrik geçmeler, yıldızlar, kufi yazılar mavi lacivert firuze ve beyaz renkleri ile şifaiyenin en önemli bölümünü oluşturmaktadır. devamı…

  • Share/Bookmark
Pazartesi, Ağustos 11th, 2008 | Yazar: admin

Geleneksel Türk sanatlarından olan çini, genellikler mimari yapıların, cami, köşk, saray ve benzeri yapıların iç ve dış süslemelerinde kullanılmış bir seramik türüdür. Bu çiniler ikiye ayrılır:
1- Duvar çinileri (kaşi)
2- Evani (Tabak, vazo, kupa, kase, sürahi, bardak ve benzeri seramik türleri)
Çini ortaya koyduğu çok renkli geniş yüzey alanlarını kaplama özelliği ve kalıcılığı ile Türk süsleme sanatının en önemli unsuru ve malzemesi olmuştur. Çini süslemenin önemi, 3 ana özelliği ile açıklanmaktadır: devamı…

  • Share/Bookmark
Cumartesi, Ağustos 09th, 2008 | Yazar: admin

Çini içi ve dışı veya tek yüzü sırlı, sıraltı boyalarıyla dekore edilerek geleneksel motiflerle süslenişi seçili malzemeyle yapılmış olan, mimariye bağlı olarak gelişen bir sanat türüdür. Çiniden seçili malzemeler yapılmış olması, Selçuklu kaynaklarında çininin bir iksir olduğu şeklinde vurgulanmaktadır.

Çini kelimesinin ‘i’ ilgi harfiyle türetilmiş olması ilk bakışta çiniciliğin Çin’den geldiği kanısını uyandırmaktadır. Ancak çiniciliğin Türklere özgü bir sanat olduğu sanat tarihi uzmanlarınca kabul edilmektedir.

Çinicilik çok eski tarihlere, Asurlular zamanına kadar dayanan bir doğu sanatıdır. Antik çağda Mısır, Mezopotamya, İran ve Girit kültürlerinde mimari bezeme öğesi olarak çini kullanılmıştır. Mimaride M.Ö.3000 yılında, İslam mimarisinde ise 9.yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır. devamı…

  • Share/Bookmark

Çini

Alexa