Tag-Archive for » çini «

Perşembe, Aralık 18th, 2008 | Yazar: admin

Çini kavanoz1 Çini Kavanoz ve Çini Likörlük

Çini kavanozlar da en az vazolar kadar rağbet gören ürünlerdendir. Çini kavanozlar, şekil olarak sümbül vazolara benzer. Gerçi başka türleri de vardır ama özellikle 50cm üstündekiler bahsettiğim şekildedir. Ayrıca kapağı vardır. Bunun yanında küre şeklinde kavanoz türleri de oldukça sık karşılaşılan ürünlerdendir.

Kavanozlarda kullanılan tekniklerde de pek kısıtlama yoktur. Samur,haliç,mavi-beyaz,milenyum gibi birçok teknikle yapılmış kavanozlara rastlanabilir. Desen olarak ise Kütahya klasik, iznik,gravür gibi birçok desen türünde örnek görmek mümkün.

Çini kavanozların boyutları da esnektir. 10,15,20,25,30,40,50,70 hatta 90cm boyunda bile kavanozlar 8 Çini Kavanoz ve Çini Likörlükbulunabilir. Ama şunu da hatırlatmakta fayda var. 90cm bir kavanozun bisküvisinin yapımı yaklaşık 1 ay sürüyor. Daha sonra hummalı bir çizim ve boyama işlemi geliyor. Bu işlemlerden sonra fırına giren kavanozun, diğer büyük formlarda olduğu gibi çatlama riski çok yüksek. Eğer bu aşamada çatlarsa 2 aylık emek boşa gidiyor ve yeniden baştan başlanıyor. Hülasa bu çinicilik zor bir iş.

Çini kavanozların yapımı artık sizin de tahmin edebileceğiniz gibi çarkla yapılıyor. Bu sayede de farklı modeller karşımıza çıkabiliyor. Yukarıda da belirttiğim gibi bu işlem oldukça sancılı geçiyor. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Cumartesi, Aralık 06th, 2008 | Yazar: admin

Çininin, hediyelik eşya piyasasında girmediği alan yok sayılır. Nihale ve duvar süsleri de bunlardan sadece ikisi. Fırsat buldukça çininin hayatımıza renk getirdiği alanları eklemeye devam ediyorum.cini_nihale Çini Nihale-Çini Magnet ve Çini Nargile

Nihale, sofrada kullanılan tencere, tava, çaydanlıklar sıcak iken masaya veya konulacağı zemine zarar vermemesi amacıyla kullanılan gereçtir. Günümüzde çininin süslemede etkinliğini artırmak amacıyla çiniden nihaleler de yapılmaya başlanmıştır. Çini nihaleler yaklaşık 15cm çapındadır. Üzerindeki süslemelerde ise genelde basit çizimler tercih edilmektedir.

cini_magnet Çini Nihale-Çini Magnet ve Çini NargileMagnet ise buzdolabı veya benzeri yüzeylere yapıştırılan küçük süsler. Çini magnetler genelde tek lale, balık, yıldız gibi şekillerden oluşabiliyor ve teknik olarak da çoğunlukla kabartma tercih ediliyor. Bu küçük ve şirin ürünler de evlerimizi süslemek için bire bir. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Çarşamba, Kasım 12th, 2008 | Yazar: admin

Çiniye olan ilgiyi artırmak, çini piyasasında hareketlilik oluşturmak adına çinide yeni şekiller de denenmeye başlandı. Günümüzde süs eşyası olarak kullanılan çoğu ürünün çiniden yapılmış bir örneğine rastlamak mümkün.

Çini biblolar olarak sınıflandırdığım bu ürünler içinde kediler, kuşlar, balıklar, kelebekler en çok karşılaşılanları.

Balık desenleri, çini tabaklarda kullanılıyor olmasının yanında başlı başına bir form olarak da çini dünyasına girmiştir. Balık ve kelebekler genellikle ince levhalar üzerine kabartma tekniği kullanılarak renkli şekiller işlenmesiyle oluşturulur. Bu ürünler duvara asılabileceği gibi, buzdolabı süsü(magnet) olarak da kullanılmaktadır. Özellikle tatil yörelerinde çok ilgi gören bir ürün sınıfıdır. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Çarşamba, Ekim 29th, 2008 | Yazar: admin

1- Müzehheb Çini Kaplar
Belgelerde kimi kaplardan “müzehheb” ve “altunlu” diye söz edilmektedir. 1600 tarihli yazılı belgelerde yaldızlı kaseler “hoşaf kaseleri, müzehheb”; yaldızsız olanlar “altunsuz”; kahve fincanları ise “altunlu” ya da “sade” diye nitelenmektedir. Yine bu dönemden kalma birçok tabakta bitkisel desenler üzerindeki sıraltı bezemenin genel çizgilerine pek uyulmamıştır. Oysa 16. yüzyılın başlarından kalma örneklerde daha özenli bir işçilik söz konusudur.

2- Değerli Taşlarla Bezeli Çini Kaplar
Yazılı belgeler, altınla ya da değerli taşlarla bezenmiş İznik çini kaplarından hiç söz etmemektedir. Osmanlılar bu bezeme tekniğini çin porselenlerini, yeşimleri ve necef taşlarını zenginleştirmek için kullanmışlardır. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Salı, Ekim 28th, 2008 | Yazar: admin

Çini içi ve dışı veya tek yüzü sırlı, sıraltı boyalarıyla dekore edilerek geleneksel motiflerle süslenişi seçili malzemeyle yapılmış olan, mimariye bağlı olarak gelişen bir sanat türüdür. Çiniden seçili malzemeler yapılmış olması, Selçuklu kaynaklarında çininin bir iksir olduğu şeklinde vurgulanmaktadır.

Çini kelimesinin ‘i’ ilgi harfiyle türetilmiş olması ilk bakışta çiniciliğin Çin’den geldiği kanısını uyandırmaktadır. Ancak çiniciliğin Türklere özgü bir sanat olduğu sanat tarihi uzmanlarınca kabul edilmektedir.

Çinicilik çok eski tarihlere, Asurlular zamanına kadar dayanan bir doğu sanatıdır. Antik çağda Mısır, Mezopotamya, İran ve Girit kültürlerinde mimari bezeme öğesi olarak çini kullanılmıştır. Mimaride M.Ö.3000 yılında, İslam mimarisinde ise 9.yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır.

İlk olarak Türkler, Orta Asya’da çini imal etmişlerdir. Orta Asya’da bulunan Kaşan şehri sebebiyle Kaşi diye adlandırılan çinilere ilişkin bu şehirde, Turfan, Aşkar ve Koça bölgelerinde yapılan kazılarda bulunan fırın artıkları ve parça çiniler, Türklerin çok eski devirlerde, 8.yüzyıldan önce çiniyi bir sanat dalı olarak ele aldıklarını gösteren verileri barındırmaktadır.

Mimaride kullanılan çiniye 18. yüzyıla kadar “Kaşi”, çini eşyaya (tabak, vazo, kase vb.) de “Evani” (kapkacak) adı verilmiştir. O dönemde Çin’den ithal edilen porselenlerin ün kazanmalarından ötürü, Türk yapısı “Kaşi” ye, kalitesinin yüksekliğini vurgulamak için “Çini” denmeye başlanmıştır.

Selçuklular’ın 1071′de Bizanslılar`ı yenmesinden sonra Anadolu, hem Selçuklular hem de çiniler için yeni bir vatan olmuştur. Bu topraklardaki çini sanatı, 13. yüzyılda Selçuklu mimarisinin doruğa ulaştığı dönemde gelişmiş ve buna bağlı olarak da pek çok camii, medrese, türbe ve saray duvarları çinilerle bezenmiştir. başlıca turkuaz, kobalt ve mor renklerin kullanıldığı geometrik desenli çini ve çini mozaikler iç mekanlarda tercih edilirken, dışta da sırlı veya sırsız tuğlalar kullanılmıştır. Figürlü sanat eserlerini kullanmaktan çekinmeyen Selçuklu sanatkarlar özellikle hayvan tasvirlerinde çok başarılı olmuşlardır.

14. yüzyılda Anadolu Çini sanatı Osmanlılar ile birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Özellikle 15 ve 17. yüzyıllar arasında İznik, önemli bir çini ve seramik üretim merkezi haline gelmiştir. Burada üretilen çiniler başkent İstanbul’daki saray duvarlarını süslemiştir.

Çeşitli tekniklerle zenginleşen bu süsleme sanatı, hep mimariye bağlı kalmış, onun üstünlüğünü ezmemiş, ama renkli bir atmosfer yaratarak mekan etkisini arttırmıştır. Anadolu Selçukluları ile çok yaygın ve çeşitli tipteki mimari yapıtlar üzerinde büyük bir gelişme göstererek varlığını günümüze kadar sürdüren çini süslemesinde, her dönem, bir önceki dönemin teknik üstünlüğünü sürdürmekle birlikte yeni teknik buluş
ve renklerle bu sanatı zenginleştirmiştir. Örneğin Selçuklu çinileri kare, dikdörtgen veya altıgen şeklilerinde hazırlanıp, yüzlerinde mavi lacivert, toprak sarısı, turkuvaz, siyah, kahverengi gibi sırla karıştırılmış renklerle boyanıp pişirilmiş olup, alçı veya horasan harç üzerinde aplike edilmiş, mozaik şeklinde yapılmış süslemelerdir.

Share/Save/Bookmark

Kategori: Kategorilenmemiş  | Etiketler: ,
Perşembe, Ekim 23rd, 2008 | Yazar: admin

İsmine bakınca, ilk başta akla basit bir mutfak eşyası geliyor ama bir çini ustasının elinde bu kaseler çok şirin süs eşyalarına dönüşebiliyor.

Kase formları da piyasada karşımıza en çok çıkan ürünlerdendir. Özellikle tatil yörelerinde çok ilgi görmektedir. Özellikle de Türk kültürüne ilgi duyan turistler bu kaselere bayılır. Çini dükkanlarının da vaz geçilmez ürünlerindendir.

Çini kaseler 5cm den başlar 30-40 cm ye kadar hemen her boyda devam eder. Tabii artık sizin de tahmin edebileceğiniz gibi kalıpta yapılan ürünler grubundandır. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Cuma, Ekim 17th, 2008 | Yazar: admin

Çiniden yapılan küllükler birkaç çeşit olarak incelenebilir.

Sosyete küllük: Küllük çeşitleri içinde en alçak olanıdır. Bildiğimiz cam küllüklerden biraz daha alçaktırlar. Genelde kabartma ve milenyum teknikleri ile işlenirler.

Paşabahçe küllük: Piyasada küllük olarak bilinen formdur. Kabartmadan, milenyuma, firuzeden halice birçok teknikte işlenmektedirler. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Cumartesi, Ekim 11th, 2008 | Yazar: admin

Çini denince akla gelen ilk ürünlerden biri de vazodur. Bu sebeple vazo şekilleri, çini formları arasında önemli bir yer tutar.

Bazı çiniciler,vazo yapımında hammadde olarak çiniye çok yakın olan seramik türünü tercih eder. Ama seramik altyapı kullanıldığında,renkler çinide olduğu gibi canlı görünmez. Seramik altyapı kullanıldığında vazolarda kalıp tercih edilir. Ama çini vazolar genellikle çark usuluyle yapılır.

Çark ustalarının belki de en çok yaptığı ürünlerdir vazolar. Çarkın sağladığı esneklik sayesinde birçok vazo modeli ortaya çıkmıştır. Bazıları bütün çevrelerce rağbet görmüş, bazıları da sadece belli vitrinlerde yer bulmuştur. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Perşembe, Ekim 09th, 2008 | Yazar: admin

Çini ürünler denilince ilk akla gelenler, duvara asılan veya masada duran tabaklar ve vazolardır. Tabaklar çok rağbet gördüğü için en çok çalışılan ürünlerdir.

Daha önce de belirttiğimiz gibi bir formda seri üretime geçilirse, bunu kalıpla yapmak daha mantıklı ve ucuz olur. Tabaklarda da bu durum gözlenebilmektedir. Şu an çarkla tabak yapan usta yoktur. Zaten maliyetiyle başa çıkabilmesi de mümkün değildir. Çünkü çarkta böyle bir işin yapılması durumunda yaklaşık 4-5 ytl fiyat verilir. Ama kalıp tabakların bisküvilerinin satış fiyatı 90 YKr ye kadar düşmüştür. Bu şartlar altında da çarkın kalıpla yarışabilmesi mümkün değildir. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Çarşamba, Ekim 08th, 2008 | Yazar: admin

Sonraki birkaç yazımızda, tarihte var olan veya günümüzde kullanılan çini formlarını, yani çini eserlerin ve ürünlerin şekillerini inceliyeceğiz.

Çinici yaklaşımıyla baktığımızda ürünler en genel şekliyle dik ve yatay olmak üzere 2 gruba ayrılabilir. Adından da anlaşılabildiği gibi yatay ürünler dediğimizde tabak, küllük, saat, pano, karo gibi ürünler akla gelirken, dik ürünlerde vazo, şamdan gibi ürünler örnek gösterilebilir.

Bu ayrımın sebebi de çok genel bir kullanım olmamakla birlikte, çini fırınında kapladığı alandır. Örneğin 20 cm yüksekliğindeki bir gözyaşı vazoyu koyabileceğimiz yere, 4 tane tabağı kolaylıkla sığdırabiliriz. Çinilerin fırınlama fiyatlarına baktığımızda da yüksekliği fazla olan ürünlerin fırınlama fiyatının bir tabağın 3-4 katı olduğunu görürüz. Devamını oku…

Share/Save/Bookmark

Çini

Google-Alexa