XX. yüzyılın başlarında Kütahya çini ve seramikçiliğinde bir canlılık görülür. Eski desen ve motiflerden yararlanılmaya çalışılmıştır. Hemen hemen renk ve teknik bakımından eski canlılık görülmeye başlar. Bu dönemde yapılan çinilerin kullanım yerlerine örnek olarak, II. Abdülhamit zamanında tamir edilen Bursa Ulu Camii Çeşmesi ile 1907 yılında Kütahya Valisi olan Giritli Fuat Paşa tarafından kagir olarak yaptırılan Hükümet Binasının cephesini ve içerisindeki küçük mescidi süsleyen çiniler gösterilebilir.
1920 senelerine doğru çini ve seramik sanatında tekrar bir gerileme başlar. Hafız Emin Efendi ve Hacı Minasyan Efendiye ait olan iki atölye kapanmıştır. Kütahya çini ve seramikçiliğinin gerilemesine, Kütahya Valisi Fuat Paşa’nın Bursa Vali yardımcısı Bahattin Bey’e gönderdiği raporda da yer aldığı üzere şu nedenler sayılabilir.
1— Avrupadan 40-50 yıldır çini ve seramik ithal edilmesi. İthal edilen malların ucuz ve kaliteli olması.
2— Barok sanatının etkisi altında kalınması.
3— İşçi ücretlerinin sürekli artış göstermesi.
4— Çini ve seramik atölyeleri işleten azınlıkların yurdu terketmeleri. Yeni ustaların yetiştirilmemiş olması.
5— Kullanılan toprak ve boyaların kalitesinin bozuk olması, genellikle 2. kalite malzeme kullanılması.
6— Çini ve seramik sanatının bir sır olarak icra edilmesi sonucu, ölen ustaların maharetlerinin kendileriyle birlikte yok olması.
Çini ve seramik sanatının gerilemesi yanında, Kütahya’da küçük aile atölyeleri veya aile ortaklıkları şeklinde ilkel metodlarla ananevi şeklinde imalat yapılmıştır. Bu arada zaman zaman birtakım teşebbüsler de olmuşsa da kısa sürede kapanmışlardır.
1900-1950 yılan arasında faaliyet göstetn çeşitli ustalar ve atölyelerin açılış ve kapanış yılları aşağıdaki şekilde tesbite çalışılmıştır .
| Ustaların ve Bazı İşletmelerin Adı | Açılış Yılı | Kapanış Yılı |
| — Hacı Hafız Mehmet Emin | 1900 | 1910 |
| — Hacı Ethem ve Oğlu-Kospik Kolos | 1908 | 1912 |
| — Rum Deli Minas | 1910 | 1913 |
| — Kütahya Cini Sanayi | 1910 | 1918 |
| (Hacı Hafız Mehmet Emin ve Hacı Karabet) | —- | —- |
| — Hafız Mehmet Emin | 1918 | 1922 |
| — Hacı Karabet | 1918 | 1922 |
| — Hakkı Çinicioğlu | 1922 | 1924 |
| (Hafız Mehmet Emin Oğlu) | —- | —- |
| — Hacı Nafizin Rıfat Bey ve Mehmet Çini | 1923 | 1925 |
| — Nuri Paşa (Killigil) Cini İşleri T.A.Ş. | 1924 | 1925 |
| — Hakkı Çinicioğlu – Sami Özçini | 1925 | 1927 |
| — Hacı Nafizin Rifat Bey (Şark Çini) | 1925 | 1927 |
| — Mehmet Çini | 1926 | 1930 |
| —Hakkı Çinicioğlu – Ahmet Şahin | 1928 | 1929 |
| — Hakkı Çinicioğlu | 1929 | 1930 |
| — Mehmet Çini – Hakkı Çinicioğlu | 1930 | 1942 |
| — Ahmet Şahin – Ali Özker | 1939 | 1942 |
| — Ahmet Eiifoğlu | 1939 | 1945 |
| — Ramazan Erginer – Ali Özker – Kadir Adlım - | —- | —- |
| Hüseyin Kaymakoğlu (Doğan Çini) | 1940 | 1943 |
| — Hakkı Çinicioğlu – Murat Elıuz | 1942 | 1949 |
| — Ahmet Şahin (Türk Çini) | 1942 | 1952 |
Yüzyılın başlarında yabancı asıllı atölye sahiplerine rastlanıyorsa da birinci dünya savaşından sonra ülkeyi terketmelerinden dolayı, daha sonraki yıllarda faaliyette bulunmaları söz konusu değildir. Atölye sahipleri ile bu atölyelerin açılış ve kapanış yılları dikkatle incelendiğinde 1925 yılarına kadar hemen aynı kişilerin ya müstakilen veya bir kişi ile ortaklık yaptığı görülür. Bu arada imalathanelerin açılış ve kapanış yıllarının da çok sık olduğu dikkati çeker. Ortaklık şeklindeki faliyetler ise diğer faaliyetler gibi kısa ömürlü olmuşlardır. Bunun sebebi, kanatımızca iyi bir ön çalışmanın yapılmış olmamasından kaynaklanmaktadır.
1925 yılarından sonraki devrede ise, yeni ustalar görülür. Bu ustaların daha ziyade mevcut atölyelerde yetişmiş olmaları muhtemeldir. Ayrıca, ikinci dünya savaşının başlamasıyla seramik mamullerin ithalatının durdurulması da Kütahya’da yeni atölyelerin açılmasına yardımcı olmuştur. Bu dönemde dış rekabet söz konusu olmadığından, atölyeler faaliyetlerini serbest bir şekilde sürdürmüşlerdir. Ancak, atölyelerin kendi aralarındaki rekabetle de, çini ve seramikçiliğin gelişmesine olumlu yönde katkıda bulunmuş olabileceği düşünülebilir. Bu arada çini ve seramikçiliğin gelişme ve kalkındırılmasına büyük katkıda bulunanlardan, çini usta ve desenatörü Ahmet Şahin 1947-1948 yıllarında Kütahya Kız Sanat Enstitüsünde çini kursu hocalığı yapmıştır. Bu kursta yetişen elemanlar da çini ve seramikçiliğe çeşitli yönlerden yararlı olmuşlardır.
