Bursa’nın simgesi haline gelen Osmanlı Dönemi’ne ait bu önemli eser, 1419-1420’de Çelebi Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Bursa’nın Yeşil semtindeki Çelebi Sultan Mehmet Camisi olarak da bilinen eser; cami, türbe, medrese, imaret ve bunlara 1485 yılında eklenen hamamdan meydana gelmiştir. Yapı topluluğunun mimarı dönemin tanınmış kişilerinden Hacı İvaz Paşa’dır. Ayrıca nakkaşlığını İlyas Ali oğlu Ali, ahşap işlerini Tebrizli Ahmet oğlu Hacı Ali, çini işlerini de Mehmet Mecnun yapmıştır.
Güzel mimarisi ve özellikle çok güzel bir şekilde işlenmiş çinileriyle birlikte Osmanlı mimarisi ve süsleme sanatının o tarihteki ihtişamını gözler önüne sermektedir.
Planı ters T şeklinde olup, iç kısmı sekiz bölüme ayrılmıştır. Daha sonradan beş kubbeli bir son cemaat yerinin yapılması düşünülmüşse de vaz geçildiği izlerden anlaşılmaktadır. Bazı bölümlerdeki süslemelerin de yarım kaldığı göz önünde bulundurulunca, caminin tam anlamıyla bitmediği anlaşılmaktadır.
Mihrabın bulunduğu kubbeli kıble eyvanıyla yan eyvanlar, ortadaki üzeri kubbeli esas mekâna açılır. Kıble ayvanı orta mekânda dört, yan eyvanlarda bir basamak yükseltilmiştir. Esas mekânın ortasında bir şadırvan yer alır; bunun üzerinde kubbede aydınlık feneri bulunmaktadır. Üst katta ortada hünkâr mahfili, bunun iki tarafında saray daireleri, alt katta erkân-ı osmaniyeye ait mahfiller vardır.
Yeşil Cami içindeki çiniler, Osmanlı çiniciliğinin en güzel örneklerinden biridir. O dönemde yoğun bir şekilde kullanılan renkli sır tekniğiyle bezenmiştir. Cami ismini de yeşil renkteki firuze çinilerden almıştır.
Giriş kapısının üzerinde bulunan kitabede, Ahi Beyazıt oğlu Vezir Hacı İvaz Paşa’nın, Çelebi Sultan Mehmed’in emriyle bu Caminin planını çizip ölçülerini tespit ettiğini ve süslerini ısmarladığını okuyoruz. Demek ki bu şaheserin yapılmasını emreden Sultan Çelebi Mehmet, emri uygulayarak eseri meydana getiren de Hacı İvaz Paşa’dır.
Caminin içinde, üzerleri 12,5 metre çapında birer kubbe ile örtülü iki sahan vardır. Sahanların biri ortada biri mihrap ve minberin bulunduğu kısımdadır. Orta sahanda bir şadırvan bulunuyor.
Caminin bütün duvarları üç metre yüksekliğine kadar koyu yeşil, açık ve koyu mavi çinilerle kaplıdır. Büyük mihrabı bastan basa çinilerle örtülüdür. Mihrabın ortası beş köseli beyaz, açık ve koyu mavi, siyah ve altın renkli çini kabartmalardan meydana gelmiştir.
Türk mezar anıtlarının en gösterişlilerinden biri olan Yeşil Türbe ismi ile ismi ile bilinen türbenin yapımı Çelebi Sultan
Mehmet’in ölümünden kırk gün önce h.824 (1421) yılında bitirilmiştir.
Türbenin dış duvarları kubbe kasnağına kadar 6 köşeli, yeşil ve firuze yeşili çinilerle kaplıdır. Girişin solundaki çiniler orijinaldir ve diğerleri geç devirlerde yapılan onarımlar sırasında yenilenmişlerdir. Türbenin kenarlarında ayna kısımları sivri kemerli dikdörtgen birer pencere vardır. Bunların üzerleri açık mavi zemin üzerine renkli süslü yazılarla süslenmiştir.
Türbede Çelebi Sultan Mehmet’in kızlarından Varna’da şehit olan Karaca Paşa’nın zevcesi Selçuk Hatun, Hafsa Hatun, Ayşe Hatun, Sitti Hatun ve 1429 yılındaki vebadan ölen oğulları Mahmut ve Yusuf ile, 1422’de idam edilen Mustafa ve Daya Hatun gömülüdür.
