Gülbenkyan Müzesi, Lizbon şehrinin hareketli yaşamının ortasında doğa güzelliklerinin bütünleştiği büyük ve sakin bir parkın içine kuruludur. Bu parkın içinde Gülbenkyan Müzesi’nin dışmda vakfın bulunduğu bir idari ana bina ve modern sanat eserlerinin bulunduğu ayrı bir müze bulunmaktadır.
Döneminin en ileri teknolojik imkânlarıyla kurulan müzenin içinde devamlı galerilerin bulunduğu giriş katı yer alır. Burada Mısır Sanatı, Yunan, Roma Sanatı, Mezopotamya, Uzak doğu, Avrupa Sanatı (resim sanatı ağırlıklı) ve islâm sanatına ait eserler bulunmaktadır. Ayrıca müze için önemli bir yer taşıyan, o dönemde Gülbenkyan’ın yakın arkadaşı ünlü tasarıma René Lalique’e ait çok değerli bir mücevher koleksiyonu da yer almaktadır. Sanat severler müzeyi gezerken galerilerin bir çoğundaki pencerelerden aynı anda bahçeyi de algılayabildiklerinden eserleri alışılagelmişin dışında oluşturulmuş hoş bir atmosferde izleme imkânına ulaşırlar.
Galerinin altındaki katta, bir kütüphane, müzenin idari işlerinden sorumlu bölüm, fotoğraf stüdyosu, restorasyon merkezi geçici sergiler için düşünülmüş oldukça büyük bir galeri küçük bir konferans salonu, halka ve çalışanlara acık bir kafeterya bulunmaktadır. Zemin kat ise soğutma alanları, dezenfeksiyon alanları, depolar ve restorasyon çalışmaları için ayrılmıştır. devamı…

Bursa’nın simgesi haline gelen Osmanlı Dönemi’ne ait bu önemli eser, 1419-1420’de Çelebi Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Bursa’nın Yeşil semtindeki Çelebi Sultan Mehmet Camisi olarak da bilinen eser; cami, türbe, medrese, imaret ve bunlara 1485 yılında eklenen hamamdan meydana gelmiştir. Yapı topluluğunun mimarı dönemin tanınmış kişilerinden Hacı İvaz Paşa’dır. Ayrıca nakkaşlığını İlyas Ali oğlu Ali, ahşap işlerini Tebrizli Ahmet oğlu Hacı Ali, çini işlerini de Mehmet Mecnun yapmıştır.
Sivas’ta bulunan diğer bir mimari eser de kitabesinde 1271 yılında Sahip Ata tarafından yapıldığı ve mimarının Konyalı Kaluyan olduğu yazılı olan Gök Medrese’dir.Selçuklu çini sanatının 13. yüzyılın sonuna doğru vardığı noktayı gösteren Gök Medrese, taç kapı üzerinde yükselen tuğla örgülü iki minaresindeki mavi çinilerden dolayı bu adı almıştır.